İslam, bizim kendi irademiz ve sorumluluğumuz üzerine inşa edilmiş bir dindir. Ancak bugün ne zaman şahsi bir görevden, bir eksikten veya ahlaki bir duruştan bahsetsek, karşımızda hep: 'Ama başkaları ne yapıyor?' İşte tam da bu yüzden, sorumluluktan kaçmak için binbir dereden su getiren, her doğruya bir bahane üreten o sese kulak vermeyi bırakıp gerçeğin ta kendisiyle yüzleşmek zorundayız.
KARDEŞLERİM, Kalkın namaz kılın diyorum. Hocam, önemli olan kalptir yorumları geliyor. Kalbinizi şirkten, küfürden arındırın diyorum.
Hocam, tamam da ahlak önemli değil mi itirazları geliyor.
Din ahlaktır, bazı güzel ahlakların, namaz ve oruç kadar sevabı vardır diyorum.
Hocam, namazı mı önemsiz görüyorsunuz yorumları geliyor.
Faizden uzak durun.Faiz haram diyorum.
Hocam, hükümet faizleri yükseltti, ona da bir çift lafınız olsun diye yorumlar geliyor.
Her Müslüman kendi hesabını kendisi verecek. Bu yüzden sen sana düşen görevi yap diyorum. Hocam, bir ben değil bütün millet yapıyor diyor.
İslama düşmanlığı açık olan her firmanın ve iş yerlerini protesto edin, mallarını boykot et diyorum. Hocam, Araplar Kabenin karşısında kola içiyor. İslam birliğinden niye bahsetmiyorsunuz itirazları geliyor.
Pusuda bekler gibi itirazcımız hazır: Hocam, senin dediğin sinek öldürmek, bataklığın kurutulması lazım. Bunu ancak devlet yapabilir. Fertlerle olacak şeyler değil diye itirazlar oluyor. Devlet yapsın! Araplar yapsın! Zengin iş adamları yapsın! Halife yok ki! Osmanlı ah Osmanlı!
KARDEŞLERİM! Gıybetten, dedikodudan, kul hakkından uzak durun; dilinizi muhafaza edin diyorum. Hocam, televizyondaki siyasiler birbirine ne laflar söylüyor, koca koca adamlar memleketi soyuyor, sen bizim iki kelimemize mi takıldın itirazları geliyor.
Evlatlarınızı ahlaklı ve dürüst yetiştirin; çocuklarınıza haram lokma yedirmeyin diyorum.
Hocam, eğitim sistemi bozuk, bu devirde çocuk mu yetişir diye suçu hemen dışarıya atan mesajlar geliyor.
Mekke'de Bilal, acaba kölelerden önce kim Müslüman olacak diye beklemedi. Hz.Ebu Bekir, acaba zenginlerden kim önce Müslüman olacak bakalım diye beklemedi. Hz.Sümeyye ve ailesi, acaba Müslüman olsak ne olur diye düşünmedi.
Bakalım kim Müslüman olacak ve başına ne gelecek diye köşelerde beklemedi.
KARDEŞLERİM, Mahşer günü mizan kurulduğunda, sorgu sırası bize geldiğinde mikrofonu elimize alıp televizyon yorumcuları gibi sistem eleştirisi yapamayacağız. Allah bize "Hükümet ne yaptı?", "Araplar ne içti?", "Zenginler nasıl çaldı?" diye sormayacak.
"Sana verdiğim ömrü, sana verdiğim iradeyi nerede tükettin?" diye soracak.
Herkes kendi bacağından asılacaksa, neden ısrarla başkasının bacağına bakarak yürümeye çalışıyoruz?
Sorumluluktan kaçan bahanelerin arkasına sığınır. Her konuda bahanelerimiz var. Bir kerecik de olsa sağımıza solumuza bakmadan üzerimize düşen görevi neden yapmıyoruz? Bir defa da aynaya bakalım. Ne zaman bir suçtan, bir kusurdan, bir görevden bahsetsem hemen pencereye çıkıp dışarıdaki adamlara bakıyoruz. Ben onlardan bahsetmiyorum. Senden bahsediyorum. Ben cumhurbaşkanına mektup yazmıyorum ki!
Niye hemen sorumluluğu başkasına atıyoruzki?...
AKŞEHİR BELEDİYESİ İHALEYE ÇIKAN YERLER