DİJİTAL ÇAĞIN EN BÜYÜK FELAKETİ: KENDİNİ KAYBEDEN NESİL
Dünya hızla değişiyor; evlilikler azalıyor, doğurganlık çöküyor, gençler yakın ilişkiye bile anlam vermez hale geliyor. Ekonomik sebepler önemli ama asıl kırılma başka yerde: Ruh ve kimlik erozyonu.
Sosyal medya, gençleri benliklerinden koparan dev bir “yetersizlik fabrikası”na dönüştü. Herkes sahte hayatlarla yarışıyor; kendi hayatından, karakterinden, emeğinden utanır hale geliyor. Gösteriş kültürü; ahlakı, sabrı, emeği ve hatta insanın kendisine duyduğu saygıyı aşındırıyor.
Bu atmosferde kadın beden üzerinden, erkek para ve statü üzerinden değersizleştiriliyor. Flört uygulamaları ve sosyal medya, insanı metalaştıran bir “takas pazarı” oluşturdu. Bu pazarın en ağır darbesi aile kurumuna vuruluyor. Gençler, ilişkiyi bir emek, sadakat ve sorumluluk zemini değil; geçici bir tüketim ürünü gibi görüyor.
Oysa sosyoloji de din de aynı gerçeği söyler:
İnsan kendini kaybettiğinde, toplum çürür.
Ahlakın, merhametin, sadakatin olmadığı yerde huzur olmaz. Aile kurumunun zayıfladığı toplumlarda gençlik yalnızlaşır; yalnızlaşan gençlik ise kaygı, öfke ve amaçsızlık girdabına düşer.
Bugün gençler “daha iyi bir hayat” kovalamıyor; başkalarının vitriniyle yarışırken kendi hayatlarını kaybediyorlar. Asıl yoksulluk, tam da budur.
Peki ne yapılmalı?
1. Dijital Ahlak Eğitimi zorunlu olmalı.
Okullarda medya okuryazarlığı değil, dijital ahlak öğretilmeli: Zararlı karşılaştırma, beden metalaştırması, tüketim baskısı, flört ekonomisi gibi konular açıkça anlatılmalı.
2. Flört uygulamalarına yaş ve içerik denetimi getirilmeli.
Psikolojik yıkıma yol açan algoritmalara düzenleme şart.
3. Aileyi güçlendiren sosyal politikalar geliştirilmeli.
Kira, istihdam, evlilik teşvikleri, genç çiftlere özel destek paketleri.
4. Gençlik için gerçek yaşam alanları kurulmalı.
Sanat merkezleri, spor alanları, manevi rehberlik mekanizmaları; ekran bağımlılığını kıran ortamlar.
5. Popüler kültürü teşvik eden değil, değer üreten içerik desteklenmeli.
Ailenin, emeğin, sadakatin kıymetini hatırlatan kültürel projeler artırılmalı.
Genç kardeşim;
Dünyan ekran değil, kimliğin algoritma değil, değerin beğeni sayısı değildir. Kendini başkalarının vitriniyle değil, kendi emeğinle ölç. Çünkü bu çağda en büyük direniş, kendi değerine sahip çıkmaktır.