beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...
SON DAKİKA

HZ.ÖMER EDEBİYATI YAPANLARLA YÜZLEŞELİM

 Tarih: 12-10-2026 16:52:00
Mevlüt YALÇIN

Bu topraklarda en çok konuşulan ama gerçeğine en az rastlanan kavram hangisidir diye sorsalar, hiç düşünmeden "adalet" derim. Herkesin dilinde bir adalet sakızı, herkesin dilinde bir Hz. Ömer güzellemesi var Ama gerçekte gördüğümüz tek şey; hukukun zayıfları ezen, güçlüleri koruyan bir kalkan haline getirilmesidir.

Bu yazımda bu kalkanlardan birisi olan "dokunulmazlık zırhı" ile yüzleşmek istiyorum.

KARDEŞLERİM, Biz bu dokunulmazlık kalkanını batıdan almışız. İşin en acı tarafı nedir biliyor musunuz? Batı, bu anlayıştan vaz geçmesine rağmen; bizler bu yanlışta ısrar ediyoruz.

Çünkü İslam’da kanun, şahısların ve makamların üzerindedir. İlahi irade, hiçbir faniye hukukun üstüne çıkma ehliyeti vermemiştir.

Peygamberimiz, "Kızım Fatıma dahi hırsızlık etse, tereddüt etmeden elini keserdim!" derken; bugünün  elitlerine asırlar öncesinden en sert şamarı indiriyordu.

KARDEŞLERİM, Peki, bugün ne oluyor? Şahıslar kanundan güçlü hale geldiğinde, hukuk farklı  çalışıyor. Fakirleri ve çaresizleri ezen bir düzene dönüşüyor.

Toplumların helak oluş sebebbini Peygamberimiz şu tokat gibi sözlerle ifşa ediyor: “Sizden önceki ümmetlerin helak olmasının sebebi şuydu: İçlerinden asil, zengin ve itibar sahibi biri hırsızlık yapınca onu cezasız bırakıyor, serbestçe salıveriyorlardı. Ama zayıf ve arkasız biri hırsızlık yapınca kanunu acımasızca işletip ona ceza uyguluyorlardı!”

Tıpkı bugünkü gibi, değil mi? Bugün yeryüzündeki neredeyse her ülkede bazı insanlar kanundan daha güçlü. Hukuku çiğneme ayrıcalığına sahip olan bu kişiler, zamanla kendi akraba, eş ve dost çetesini de devletin ve hukukun üstüne yerleştiriyorlar.

KARDEŞLERİM, Biz Hz. Ömer’i dilimizden düşürmüyoruz.  O Ömer ki, (ra) adalet mülkünü korumak adına halkın gözü önünde kendi valisini azarlayan, kanun namına valinin oğlunu halkın önünde kırbaçlatan bir liderdir. Bizde ise geriye sadece "Hz. Ömer edebiyatı" kalmış. Onun adaletinden köşe bucak kaçıyoruz ama nutuk kürsülerinde adını en çok biz haykırıyoruz.

Zaten toplumsal olarak her şeyimiz bu riyakarlık üzerine kurulu. Peygambere sevgimiz güya sonsuz, salavatlarımız kusursuz; ama onun dürüstlüğüne ve ahlakına sıra gelince, bambaşka bir dünyevi menfaat hayatı sürüyoruz. Kuru bir sevgiyle vicdanımızı rahatlatıyor, iş icraata gelince zalimin, güçlü olanın safında yer alıyoruz.

Bu çürümüş adeletten kurtulmanın tek yolu: Aynaya bakmak ve şu sarsıcı soruyla yüzleşmek:

Biz gerçekten neye inanıyoruz ve kimin adaletini yaşıyoruz?

  Bu yazı 205 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI