Huzur Hakkı mı, Kâr Payı mı? Şirket Ortakları İçin Hangisi Daha Avantajlı?
Şirket ortakları bazen iki farklı yolla gelir elde eder: Ya yıl sonunda kâr payı alırlar ya da yönetim kurulu üyesi veya müdür sıfatıyla “huzur hakkı” adı altında ödeme alırlar. Peki hangisi daha avantajlı?
Huzur hakkı, şirket yönetiminde görev alan kişilere toplantı ve sorumlulukları karşılığında ödenen bir ücrettir. Vergi mevzuatında bu ödeme “ücret” sayılır ve maaş gibi vergilendirilir. Ancak önemli bir fark vardır: Şirket bu ödemeyi gider yazabilir. Yani ödediği tutarı kazancından düşerek daha az kurumlar vergisi öder.
Kâr payında ise durum farklıdır. Önce şirket kazancı üzerinden kurumlar vergisi ödenir. Daha sonra dağıtılan kâr payı üzerinden ayrıca stopaj yapılır. Bazı durumlarda ortakların yıllık beyanname vermesi de gerekir. Üstelik dağıtılan kâr payı şirket açısından gider değildir.
Bu nedenle birçok durumda huzur hakkı, kâr payına göre daha avantajlı bir seçenek olabilir. Özellikle doğru planlama yapıldığında toplam vergi yükü dengelenebilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Ödenen huzur hakkı makul seviyede olmalıdır. Aşırı yüksek belirlenen tutarlar vergi riski doğurabilir. Ayrıca kişinin sosyal güvenlik statüsü (SGK yönünden 4/a mı 4/b mi olduğu) doğru değerlendirilmelidir.
Özetle; huzur hakkı, şirket ortakları için esnek ve planlamaya açık bir ödeme yöntemidir. Fakat her şirketin mali yapısı farklıdır. Bu nedenle karar verirken mutlaka bir mali müşavirin görüşü alınmalıdır.
Doğru planlama, gereksiz vergi yükünü azaltmanın en güvenli yoludur.