Dinimizi yaşarken eski heyecanımızı kaybettik. İbadetlerden eskisi gibi lezzet alamıyoruz. Bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor gibi sözleri söyleyenleri duymuşsunuzdur. Hatta belki bu yazıyı okuyanların içinde de bu tür düşünceleri yaşayaşan “hoca sanki tam da benden bahsetmiş” diyenler olabilir! Hepimiz bazen bu tür duygular olabilir.
Bu konu ile ilgili bir hadisi yazarak acizane bazı düşüncelerimi yazacağım.
KARDEŞLERİM, Peygamberimiz: “Muhakkak ki her amelin bir coşkun hali vardır. Her coşkunluğun da bir durgunluğu vardır. Kim ki durgunluk halinde benim sünnetime yönelirse felaha kavuşur. Kim de bundan başka bir yol izlerse helak olur.” (Müsned) buyuruyor.
Bu hadisten kendi adıma şu mesajları alıyorum:
1) Bu imtihan dünyası zıtlıklar üzerine kuruludur. Gece-gündüz, yaz-kış, soğuk-sıcak gibi zıtlıklar bulunduğu gibi İnsan bazen sağlıklı olur, bazen hasta olur. Bazen maddi durumu iyi bazen de sıkıntıda olur. Bazen mutlu olur, bazen mutsuz olur.
Bu durum, insanın ibadetlerine de etki eder. Bazen insan dini açıdan son derece hassas olur. Allahı zikrederken kalbi titrer. Secdeye vardığı zaman ağlar. Fakat hayat hep böyle gitmez. Bazen de insanın içine bir isteksizlik olur. İnsanın kılını kıpırdatası gelmez. Kuranın sayfasını açmaya mecali kalmaz. İbadetleri zorlukla yapar. İbadetin lezzetini, tadını alamaz.
2. İnsanın dini hayatının bazen süt liman bazen de fırtınalı oluşu olumsuz bir durum değildir. Bunu biz, ashabı kiramın hayatında da görüyoruz. Hz. Hanzala, ağlayarak Hz. Ebu Bekirin yanına gelir ve “ Resûlullahın huzurunda iken o bize cennet ve cehennemi anlattığında onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Resûlullahın huzurundan ayrılıp işlerimizin başına geçtiğimizde ise, o duyduklarımızın pek çoğunu unutuyoruz. Hanzala münafık oldu!” diye dert yandı. Hz. Ebu Bekir ona, “Bende aynı durumdayım.” diyerek beraber gittiler.
Onları dinleyen Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Allaha yemin ederim ki siz, her zaman yanımdan kalktığınız gibi kalsaydınız melekler, oturduğunuz yollar üzerinde sizinle musafaha ederlerdi. Fakat ey Hanzala! İnsan bazen öyle, bazen böyle!” (Müslim)
3. Peki insan böyle bir durumda hadisimiz bize bu konuda yol gösteriyor. İçinizde bir isteksizlik oluştuğunda, Allah Resûlü’nün sünnetine bakın. Onu (sav) esas alın.”
Allah Resûlü’nün özelliklerinden birisi hayatının hep istikrarlı olmasıdır. Peki bunu nasıl yapıyordu? Kendisini dünya nimetlerinden mahrum etmediği gibi tamamen dünyaya da dalmıyordu. Gece-gündüz ibadetle uğraşmadığı gibi nafile ibadeti tamamen terk etmiyordu.
4. Dini heyecanının zayıfladığını hisseden bir Müslüman, Allah Resûlünün sünnetine uygun davranmalıdır. İsteksizlik dönemlerinde farzları asla bırakmamalıdır. Rabbine dua etmelidir. Allah Resûlü’nün çektiği zorlukları düşünmeli, bu zorluklarla nasıl baş ettiğini öğrenmeliyiz.
5. İnsan gelecekte maddi sıkıntı çekebileceği günleri düşünerek kazancının iyi olduğu dönemlerde birikim yaparsa, kişi de coşkunluğunun üzerinde olduğu zamanlarda olası durgunluk zamanları için kendisini ayakta tutacak bir hazırlık yapmalıyız.
Rabbimiz coştuğumuzda ibadetleri arttırmayı, nafilelerle süslemeyi, durgunluk zamanımızda da farzlardan taviz vermeden, günahlara girmeden yaşamayı bizlere nasip eylesin.
AKŞEHİR BELEDİYESİ İHALEYE ÇIKAN YERLER