Bugun...
SON DAKİKA

Konya’nın Kitap Sarayı: Yusuf Ağa Kütüphanesi

 Tarih: 26-04-2026 12:51:00
Ömer TOKGÖZ

Kütüphanelerin varlığı insanlık tarihi kadar eskidir. Asur, Babil ve Hitit medeniyetlerinden günümüze ulaşan ve yazı yazmak için kullanılan kil tabletler çok eski devirlerdeki kitap ve kütüphane hakkında bilgi vermektedir. Kütüphaneyle ilgili olarak yapılan araştırmalar ve kazılarda elde edilen bilgiler M.Ö. 2400 yıllarına kadar uzanmaktadır. Asur Devleti Hükümdarı Asurbanipal tarafından M.Ö. 625 yılında kurulan Ninova Kütüphanesi bilinen en eski kütüphanedir. 
Mısır Hükümdarı S.Ptolemeus tarafından M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısında kurulmuş olan İskenderiyye Kütüphanesi devrinin en büyük kütüphanesidir. Bu kütüphanede 700.000'e yakın papirus tomarıyla parşömen bulunuyordu. M.Ö. 165'te kurulmuş olan Pergamon (Bergama) Kütüphanesi, Roma'daki BibliothecaUlphia ve M.S.355'te Büyük Konstantin’in İstanbul'da kurduğu imparatorluk kütüphaneleri ilk çağların önemli kütüphaneleri arasında yer almaktadır.
Dünyada ilk millî kütüphane ise British Museum'un bir parçası olarak 1753 senesinde İngiltere’de kurulmuştur.17. ve 18. yüzyılda büyüyen özel koleksiyonlar Fransa'da BibliothequeNational, İngiltere'de British Museum, ABD'nin Washington şehrinde Kongre Kütüphanesi gibi dünyanın en zengin kütüphaneleri ortaya çıktı. Moskova'daki Milli kütüphane hüviyetindeki Lenin Kütüphanesi ise 1917'de kuruldu. 
İslâm dünyasının ilk büyük kitaplığı ise Halife Me’mûn (813- 833) zamanında Bağdat’ta kurulan Beyt-ül-Hikme’dir. İslam tarihinin erken dönemlerinde, felsefe, mantık, matematik, astronomi ve tıp gibi ilim dallarının İslam âlemine girmesi ve bu ilim dallarının doğduğu bölgeleri de etkileyecek kadar gelişmesine önemli katkı sağlayan bir ilimler akademisidir. Moğolların 1258’de Bağdat’ı istila etmesine kadar varlığını ve faaliyetini sürdürmüş, Hülagü tarafından yaktırılmış, eserler Dicle nehrine atılarak tahrip edilmiştir. 
Türklere ait ilk kütüphane Orta Asya'da Uygurlar döneminde kuruldu.
Karahoça ve Turfan kazılarının sonucunda 30 bin adet yazma orta çıkarıldı. Türklerin İslam'ı kabul ettikten sonra kurdukları ilk devlet olan Gaznelilere ait Gazneli Mahmut'un Büyük Saray Kütüphanesi ise önemli bir diğer kütüphane olmuştur. Büyük Selçuklu Devleti döneminde bunun devamı olarak başkent Merv'de cami içinde bulunan Aziziye ve Kemaliye kütüphaneleri ve Medrese-i Amidiye içindeki Medrese ve Hatuniye kütüphaneleri gibi 10 tane daha kütüphane kuruldu. Nizamülmülk'ün Bağdat ve Nişapur'da kurduğu Nizamiye medreselerindeki kütüphanelere ait yazma eserler günümüze kadar korundu. 
Anadolu Selçuklularında ise kütüphaneler daha çok Konya'da toplanmıştır. Birçok İslam bilginin faydalandığı Sadreddin Konevi Kütüphanesi'nden 61 kadar yazma eser günümüze ulaşmıştır. Selçuklular döneminde Konya’da dört kütüphane, Osmanlılar döneminde ise altı kütüphane kurulmuştur. Bu eserlerin büyük kısmı Yusuf Ağa kitaplığında bulunmaktadır.Türkiye genelinde 2021 yılı istatistiklerine göre 1 Milli Kütüphane, 1 252 halk kütüphanesi, 612 üniversite kütüphanesi ve 32 bin 690 örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi bulunmaktadır.
Tarihi Yusuf Ağa kütüphanesi Osmanlı devleti döneminde 1795 yılında yapılmıştır. Konya’nın eski zamanlarından günümüze intikal eden en önemli kitap sarayı ve kütüphanesidir. Her gün defalarca Mevlâna dergâhı ve türbe önünden geçip gittiğimiz halde Selimiye cami yanındaki bu inci tanesi güzelliğindeki yapı pek dikkat çekmemektedir.
Konya’da Selçuklular ile başlayan kütüphane yaptırma geleneği, Karamanlılar ve Osmanlılar dönemi ve Cumhuriyet döneminde devam etmiştir. Karamanoğulları beylikleri döneminde inşa ettirdikleri Dâr’ ülhuffazlarda (hafız evi) birer de kütüphane kurarak kütüphane sayısının artmasını sağlamışlardır. Konya’daki ilk Osmanlı kütüphanesi olan Zincirli Medresesi Kütüphanesi Hacı Abdurrahim Efendi tarafından H.1140/M.1727yılında tesis edilmiştir.Osmanlılar zamanında kurulan en meşhur ve en önemlisi kütüphane ise Yusuf Ağa’nın kendi adıyla yaptırdığı kütüphanedir.
Yusuf Ağa kütüphanesi Konya’nın en önemli kütüphanesidir. 
Yusuf Ağa kütüphanesi Sultan SelîmCâmii’nin batı yönüne bitişik, hâlen nadîde yazma ve eski harfli basma eserlerin bulunduğu ve ilmî araştırmaların yapıldığı çok önemli bir kütüphanedir. 230 yıllık tarihi Yusuf Ağa kütüphanesin meşhur kılan ve önem katan unsur ise zamanla kendi bünyesine Selçuklu ve Osmanlı döneminde açılan tüm kütüphanelere ait yazma eserlerin eklenmiş olmasıdır Selçuklu döneminde Konya’da kurulan dört kütüphane ile Osmanlı devleti döneminde Konya merkezde açılan altı kütüphanesinde bulunan kitapları burada bulunmaktadır. Bunlar Sadreddin Konevi kitaplığı, Zaferiye Medresesi Kütüphanesi, Türk Ocağı Kütüphanesi, Hadimi Kütüphanesi, Müftü Abdullah Efendi Kütüphanesi, Mümtaz Bahri Koru kitaplıklarıdır.
Ayrıca Osmanlı döneminde ilçelerde kurulan kütüphanelerdeki tüm yazma eserlerinde devredildiği bir kütüphanedir. Bu yönüyle Yusuf Ağa kütüphanesi hem bir kitap sarayıdır hem de Konya’nın milli kütüphanesi olarak Türkiye ve İslam dünyası açısından kıymetli bir arşive sahiptir. Bu yönüyle Yusuf Ağa kütüphanesi günümüzün en önemli Türkçe, Arapça, Farsça yazma ve basma eserlerine sahip kütüphaneleri arasına girmiştir.
Kütüphaneyi yaptıran Yusuf Ağanın Girit adasında doğmuştur. Altı yaşında ahretlik yani manevi evlat olarak verildiği Girit’te Serhat Ağası olarak bulunan Süleyman paşanın yanında temel eğitimlerini almıştır. Süleyman Paşa ile birlikte İstanbul’a gelen Yusuf Ağa zamanla yükselerek mühürdar, hazinedar ve kethüda olmuştur. Yani padişah anneleri olan Valide Sultanların idari ve mali işler danışmanı ve koordinatörü olarak çeşitli görevlerde bulunmuştur.
Yusuf Ağa’nın bu kütüphaneyi yaptırmaya karar verdikten sonra ülkede en çok kitap ve ilme merak gösteren ve kütüphaneye ihtiyacı olan şehirleri araştırmıştır. Kütüphaneye en çok Konya’da ihtiyaç bulunduğu bilgisine ulaşınca uygun yer olarak Konya’yı seçmiştir. 1794 yılında yapımına başlanan kütüphane yaklaşık 24 hafta içinde tamamlanarak 1795 yılında bir vakıf eser olarak hizmete girmiştir.
Konya’da Türbe önü demek Dergâh, Sultan Selim camii ve Yusuf Ağa Kütüphanesi demektir.
Türk İslam medeniyetinde kamusal mimaride insanlar camide Allaha yönelme, dergâhta manevi kemalat içeren tasavvufi yaşantı, eğitim kurumu olarak medreseler, bilgiye ulaşma ve araştırma kanalı olarak kütüphane külliye anlayışıyla bir bütün olarak inşa edilmişlerdir. Bu anlamda Konya’da türbe önü bu kurumların bir arada olduğu örnek bir mimariye sahiptir. Birbiriyle iç içe ve bütünleşmiş yapılar topluluğu Konya insanının irfan sahibi olması için uygun bir ortam sağlamıştır. 
Her kesimden şehrin insanları, okumuş yazmış edipleri, bürokratları, eşraf ve münevverleri bu atmosferde diyalog kuruyordu. Bireysel ve toplumsal olarak müşterek bir ilim ve irfan yolculuğuna çıkılıyordu. Türbe önündeki ilim ve irfan ocakları Konya insanına kadim bir başkentte yaşamanın görgü ve adabını kazandırıyordu.  Bu sayede hem bir Konya Çelebisi/efendisi vasfını kazanmakta hem de kültürel planda zevki selim, fikri selim ve aklı selim sahibi düzleme ulaşmakta idi.
Kütüphanede 12173 cilt kitap mevcuttur, bunların 3157 tanesi yazma cilttir. 9016 tanesi matbu kitaptır. Kütüphane, kare planlı olup Gödene taşından kesme taşlardan örülmüştür. 438 işçinin çalışması ile 656 günde tamamlanmıştır. Kütüphanenin üzeri 8 köşeli bir kasnağa oturan sağır bir kubbe ile örtülmüştür. Yapının köşelerine silindirik birer ağırlık kulesi yerleştirilmiştir. Kütüphanenin üç yanında 22 pencere bulunmaktadır.  İç mekân bir okuma salonu ve memur odasından ibarettir. 120 m2’lik bir genişliğe sahiptir. Cumhuriyet öncesi yerde oturularak, rahle ve kerevetlerde kitap incelenir iken günümüzde masa sandalye kullanılmaktadır.Kütüphane Sultan Selim Camiine bitişik olarak inşa edilmiştir. Normalde cami içinden kütüphaneye bir geçiş bulunmaktadır. Cumhuriyet döneminde güneybatı tarafından bir pencere bozularak kapıya dönüştürülmüştür. Dışarıdan karşılıklı olarak 4-5 basamak bir eklenerek binaya giriş sağlanmıştır.Yusuf Ağa kütüphanesinin kapısının iç tarafında Şair Sümbülzade Vehbi tarafından yazılmış 10 satır halinde 30 mısralık muhteşem bir kitabe bulunmaktadır.
Yusuf Ağa kütüphanesinin yazma eserler alanında bir ihtisas kütüphanesi olmasının yanı sıra kamuoyunda normal kitap okunmak için de kullanıldığı pek bilinmemektedir. Yusuf Ağa kütüphanesinde olan değerli eserlerin içerdiği konular hakkında sosyal medya paylaşımları, basınaçıklamaları, seminer, konferans vb. düzenlenmeli ve bazı etkinlikler doğrudan kütüphanede yapılmalıdır.Konya’ya en önemli kütüphaneyi yaptırmış olan Yusuf Ağa içinbir vefa unsuru olarak anma programları yapılmalıdır.

  Bu yazı 117 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI